İnsan için, yaşama ve sağlık hakkı tüm siyasal sistemler ile dini inanış ve felsefi yaklaşımlarda en temel hak olarak ele alınmış ve tüm hukuk sitemlerinde korunmuştur. Sağlığın korunması, bozulan sağlığın iyileştirilmesi isteği bireyler için devletten talep edilen en temel ve doğal haktır. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti Anayasası da yaşama ve sağlık hakkını koruyarak güvence altına almıştır.
Tek çatı ile özel hastanelerin kapısı milyonlarca SGK’lıya açıldı
SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı 22 Mayıs 2006 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı adı altında birleştikten sonra norm ve standartları aynı hale getirilerek sağlık hizmetleri satın alınmaya devam edildi. Bir anlamda 60 milyon civarında sigortalı ve bunların hak sahipleri özel hastanelerin potansiyel müşterisi haline geldi.
Reform öncesinde bir SSK’lının sağlık masraflarının SSK’ca karşılanabilmesi için hastalığın anlaşıldığı tarihten geriye doğru son bir yıl içinde en az 90 gün priminin ödenmiş olması gerekmekteydi. Bakmakla yükümlü oldukları için ise bu süre en az 120 gündü. Bağkurlular için ise durum biraz daha ağırdı; ilk defa Bağkurlu olan bir kişi için 240 gün, tekrar Bağkurlu olan bir kişi için ise 120 gün prim ödenmiş olması gerekmekteydi. Devlet memurları ise en şanslı olan kesimdi çünkü onlar işe başlar başlamaz herhangi bir prim ödeme gün sayısı aranmaksızın kendileri ve bakmakla yükümlü olduklarının sağlık masrafları kurumlarınca karşılanmaya başlıyordu.
Sosyal Güvenlik Reformu’nun ortaya çıkış nedenlerinden biri olan norm ve standart birliği sağlık harcamalarının Sosyal Güvenlik Kurumu’nca karşılanması noktasında tam olarak sağlanmış oldu. 1 Ekim 2008’den itibaren işçi, işveren, esnaf ve memur ayrımı ortadan kalktı, herkes için hastaneye başvurduğu tarihten önceki son bir yıl içinde toplam otuz gün genel sağlık sigortası primi ödenmiş olması sağlık hizmeti alması için yeterli hale geldi.
Özel hastanelerin alacağı fark Ücret Farklılaştırıldı.
Birinci basamak sağlık kuruluşları ve aile hekimliği muayenelerine ilişkin katılım payı, uygulaması sona erdirildiğinden kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden herhangi bir tahsilat yapılmamaktadır.
İkinci ve üçüncü basamak resmi sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayeneler için 8 TL öngörülen katılım payının;
a) Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için 5 TL tutarındaki kısmı gelir ve aylıklarından, 3TL lik tutar ise kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden tahsil edilmektedir.
b) Diğer kişiler (işçi, esnaf, v.b) için ise 8 TL katılım payı tutarı eczanelerden tahsil edilecektir. Kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat etmemesi durumunda katılım payı tutarına 3 TL indirim uygulanacaktır. Bu durumda muayeneye ilişkin 5 TL tutarındaki katılım payı, kişinin reçete ile ilk eczaneye müracaatında tahsil edilmektedir.
Özel sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayeneler için 15 TL öngörülen katılım payının;
a) Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için 12 TL tutarındaki kısmı gelir ve aylıklarından, 3TL lik tutar ise kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden tahsil edilmektedir.
b) Diğer kişiler için ise 12 TL katılım payı tutarı sağlık hizmeti sunucusu tarafından, 3TL lik tutar ise kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden tahsil edilmektedir.
Özel hastanelerle hizmet alım sözleşmesi imzalandığı ilk dönemlerde, özel hastaneler hastalardan en fazla yüzde 30’luk fark ücret sınırına tâbi tutulmuştur. Daha sonra 8 Aralık 2009 tarih 27426 Sayılı (Mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde İlave Ücret Alımına Dair Bakanlar Kurulu Kararı ile özel hastaneler 4 Ocak 2010 tarihinden itibaren yüzde 70’e kadar fark ücret almaya başlamışlardır.
Hangi hastanenin hangi sınıfta olduğu www.sgk.gov.tr adresinin duyurular bölümünde yer almaktadır. Nitekim özel hastaneler hangi sınıfta olduğunu gösteren tabelayı herkesin göreceği bir yere asmak zorundadır. Buna göre hangi sınıftaki hastanenin ne kadar fark ücret alabileceği şöyledir:
1) 0-200 puan arası hastaneler yüzde 30
2) 201-400 puan arası hastaneler yüzde 40
3) 401-600 puan arası hastaneler yüzde 50
4) 601-800 puan arası hastaneler yüzde 60
5) 801-1000 puan arası hastaneler yüzde 70
Bu oranlar genellikle halk arasında bilindiği gibi özel hastanelerin belirlediği fiyatlar üzerinden değil SGK tarafından belirlenen ve Sağlık Uygulama Tebliği ile ilan edilen fiyatlar üzerinden hesaplanmaktadır. Özel hastaneler, alacakları fark ücretleri, bulunduğu puan aralığındaki oran üzerinden alabilmektedirler.
Primini ödemeyen vatandaşlara da sağlık hizmeti alma imkanı getirilmiştir.
Prim ödeme yükümlüsü olduğu halde sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarih itibariyle 60 günden daha az prim borcu bulunanların sağlık hizmetlerinden yararlanmaması söz konusu değildir. Ayrıca, 18 yaşını doldurmamış olan kişiler, tıbben başkasının bakımına muhtaç olan kişiler, acil haller, iş kazası ile meslek hastalığı halleri, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar, koruyucu hekimlik hizmetlerinde, analık hallerinde, afet ve savaşta ve grev ve lokavt durumlarında prim borcuna ve prim ödeme gün sayısına bakılmaksızın tedavileri sağlanmaktadır.
1479 sayılı Kanunda esnaf ve sanatkarlar ile ailelerinin sağlık yardımlarından yararlanmaları için hiç prim borcu olmaması gerekmekte iken yeni yasa ile 01/10/2008 tarihinden sonra 2 aya kadar prim borcu bulunanlara da sağlık yardımlarından yararlanma imkanı getirilmiştir.
Fakirlerin ve toplumun bazı kesimlerinin Genel Sağlık Sigortası primi devlet tarafından karşılanmaktadır.
5510 sayılı Kanun ile birlikte ilk kez sağlık primlerinde Devlet katkısı getirilmiştir
1)Aile içi kişi başına düşen geliri asgari ücretin 1/3’den az olan vatandaşlar,
2)İstiklal madalyası alanlar,
3)Vatani hizmet aylığı alanlar,
4)Terörle mücadele aylığı alanlar,
5)Harp malulleri,
6)Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakılacak çocuklar,
7)Köy korucuları
8)Başarılı sporcuların (Dünya, Olimpiyat ve Avrupa şampiyonları)
genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından karşılanmakta, dolaysıyla sağlık hizmetlerine ücretsiz ulaşmaktadırlar.
Hayati öneme sahip sağlık hizmetlerinde hastanelerin vatandaşlardan hiçbir ücret alınamaz.
1) Acil servislerde sunulan sağlık hizmetleri ile acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri,
2) Yoğun bakım hizmetleri,
3) Yanık tedavisi hizmetleri,
4) Kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavileri),
5) Yeni doğana verilen sağlık hizmetleri,
6) Organ, doku ve hücre nakilleri,
7) Doğumsal anomaliler için yapılan cerrahi işlemlere yönelik sağlık hizmetleri,
8) Diyaliz tedavileri,
9)Kardiyovasküler cerrahi işlemleri,
gibi sağlık hizmetlerinde, özel veya kamu tüm hastanelerde SGK sigortalılarından herhangi bir ücret almalarının önüne geçilerek, hastanelerin SGK’nın Sağlık Uygulama Tebliği çerçevesinde ödediği ücretle yetinmeleri sağlanmıştır.
SONUÇ
SGK, 2009 Sonu itibari ile toplam 28 milyar 811 milyon TL sağlık harcamasının 4 milyar 682 milyon. TL’sinin özel hastanelere, 13 milyar 161 milyon TL ilaç parası olarak eczanelere ve hastanelere; 296 milyon TL’nin optisyenlere, 225 milyon TL’nin tıbbi malzeme satışı yapanlara ödendiği göz önüne alındığında, sigortalılar için SGK’nın yapmış olduğu sağlık harcamalarının GSMH’nın yaklaşık %5’ine tekabül ettiği görülecektir. Özellikle 1 Ekim 2008 sonrasında “insan” odaklı bir sağlık hizmeti anlayışıyla, vatandaşlarımızın sağlığa erişimi kolaylaştırılmıştır.
Ramazan YILDIZ
Popularity: 8%